(2004 S. K. m. 277) (1086 S. K. m. 9, 13, 22)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davalı borçlu Kasım aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını dava dışı B.'e onun da borçlunun eşi N.'ye satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili yetki itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıların ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğunu belirterek dava dilekçesinin yetkisizlik nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Tasarrufun iptali davalarında, HUMK'nun 9 ve devamı maddelerinde düzenlenen yetki kuralları geçerlidir. İptal davaları ayni hakka değil, kişisel hakka dayanan davalardır. Bu nedenle davanın konusu taşınmaz olsa bile taşınmazlara ilişkin kesin yetki kurallarını düzenleyen HUMK'nun 13. maddesi hükmü bu davalarda uygulanmaz. Ayrıca icra takibinin dayanağı olan senette taraflarca Ankara mahkemelerinin yetkili kılındığı görülmektedir. HUMK'nın 22. maddesi gereğince, kamu düzeni ile ilgili bulunmayan hallerde taraflar, yetkili mahkemeyi sözleşmeyle belirleyebilirler. Genel yetkili yerde dava açma hakkı olan davacının tercihini, özel yetkili yer olan Ankara mahkemeleri yönünde kullanmasında yasaya uymayan bir durum söz konusu değildir.
Bu nedenle, mahkemece davalıların yetki itirazının reddi ile borçlu Kasım tarafından kendisine ilk satış yapılan dava dışı B.'in de davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkilinin tamamlanması ve delillerinin sorulması neticesi hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkemenin yetkisizliğine ve dosyanın görevli ve yetkili Gölbaşı Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 07.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy