(6762 S. K. m. 1283)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, meydana gelen tek taraflı kaza sonucu hasarlandığını, başvuruya rağmen davalı sigortanın ödeme yapmadığını belirterek, hasar bedeli ve değer kaybı olmak üzere toplam 20.037.44 TL'nın, kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazanın, münhasıran sürücünün aldığı alkolün etkisiyle meydana geldiğini, Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.5. maddesi uyarınca hasarın teminat dışında kaldığını, faize ve oranına itiraz ettiklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın, münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmediği ve hasarın sigorta teminatı kapsamında kaldığı anlaşılmakla, davanın kabulüne, 20.037.00 TL'nın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
T.T.K.'nun 1283. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin gerçekten uğradığı zararı tazmine mecburdur.
Somut olayda. 2.9.2005 tarihli ekspertiz raporunda araç tam hasarlı olarak kabul edilmiş, davacı dayanağı tespit raporunda ise, hasar bedeli ve değer kaybı olarak toplam 20.037.44 TL zarar belirlenmiştir. Hükme esas alınan 24.3.2008 tarihli bilirkişi raporunda, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı değerlendirilmeden, tespit raporundaki zarar miktarı benimsenmiş ise de; rapor denetime ve hüküm vermeye elverişli değildir.
O halde mahkemece, 7.9.2009 havale tarihli son raporun alındığı uzman bilirkişiden, sigortalı aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise tamir bedelinin, ekonomik değilse aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedelinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının hesaplanması için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık ek rapor alınarak, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Kabule göre; araç değer kaybı kasko sigortası teminatı kapsamında olmadığı halde. 2.800.00 TL değer kaybı zararına hükmedilmesi de isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy