(7201 S. K. m. 11) (1136 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 62, 68, 409) (2918 S. K. m. 20) (2004 S. K. m. 96) (6100 S. K. m. 308, 320)
Dava: Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. Avukatlık Kanunu'nun 41. ve HUMK'nun 62., 68. maddeleri gereğince vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasının zorunlu olduğu, takip dosyasından alacaklının vekille temsil edildiği anlaşıldığına göre istihkak davasındaki dava dilekçesinin de davalı alacaklı vekiline tebliği gerekirken asile tebligat çıkarılmasının doğru olmadığı gereğine değinilmiştir.
Bozma ilamından sonra davalı alacaklı vekiline tebligat yapılmış alacaklı vekili 24.11.2011 tarihli duruşmada davayı kabul ettiklerini davanın açılmasına neden olmadıklarından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamalarını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller ve bozma ilamı doğrultusunda; 2918 Sayılı KTK'nun 20. maddesi gereğince davacı 3. kişinin dava konusu aracı hacizden önce satın aldığı, alacaklının muvazaa olduğuna dair iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle esas davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına, birleştirilen davanın mükerrer olması nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık 3.kişinin İİK 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak istemine ilişkindir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, davanın mülga 1086 sayılı HUMK döneminde ilk kez işlemden kaldırılmasına karar verildikten ve yenilendikten sonra 6100 sayılı HMK.nun 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra ikinci kez takipsiz bırakılması nedeniyle işlemden kaldırılmasına karar verilmesi karşısında HMK.nun 320/4. madde ve dolayısıyla HUMK.nun 409. maddesinde öngörülen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin şartların oluşmamasına göre davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava konusu 5.2.2009 tarihli haciz, dava açıldıktan sonra Mahkemenin bozma ilamından önceki 6.4.2010 tarih 2009/230 Esas, 2010/440 kararı nedeniyle davalı alacaklının 5.8.2010 tarihli talebi doğrultusunda İcra Müdürlüğünün 18.8.2010 tarihli İzmir Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne yazdığı müzekkere gereği kaldırılmış olması nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
3- Kabule göre de; vekaletnamesinde davayı kabul yetkisi bulunan davalı alacaklı vekili tarafından 24.11.2011 tarihli duruşmada dava kabul edildiğinden HMK'nın 308. maddesi gereğince davanın davalının kabulü nedeniyle kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine,2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklı geri verilmesine, 11.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy