(2004 S. K. m. 97, 99)
Dava: Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı (üçüncü kişi) vekili, Bursa 17. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3798 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Gölbaşı İcra Müdürlüğü'nün 2011/804 sayılı Talimat dosyasında yapılan 29.04.2011 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait eşyalar olduğunu, iş yerinin ve mahcuzların borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, hacizde borçluya ait belgelerin ele geçmediğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu haczin takip borçlusu Ö. E.'ün ticaret sicil kaydında gözüken faaliyet adresi olduğunu, davacının borçlu şirket ortağı M. A.'ın kız kardeşi olup yine borçlu ile aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini, muvazaalı iş yeri devri yapıldığını, sunulan delillerin de istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: dava konusu haczin takip borçlusunun ticaret sicilde kayıtlı adresinde yapıldığı, ancak burasının takip adresi olmadığı gibi hacizde borçluya ait belgelerin de ele geçmediği, haczin İİK'nun 99. maddesi gereğince yapıldığı, alacaklı yerine üçüncü kişinin dava açmasının ispat yükünün yer değiştirmesi sonucunu doğurmayacağı, alacaklının muvazaalı iş yeri devri yapıldığını kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz borçlu Ö. E.'ün eski faaliyet adresinde yapılmıştır. İİK'nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. İcra müdürlüğü tarafından sehven İİK'nun 99. maddesinin uygulanması ispat yükünün yer değiştirmesi sonucunu doğurmayacaktır.
İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişi, fatura ya da başkaca bir delil sunamamıştır. Adi nitelikteki kira sözleşmesinin her zaman temini mümkün olup vergi levhası ise beyana dayalı olarak düzenlenen belgelerdendir.
Bu koşullarda mülkiyet karinesinin aksinin kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine, 25.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy