(2918 S. K. m. 109)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı H... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete trafik sigortalı müvekkiline ait aracın dava dışı 3. kişiye ait araçla karıştığı trafik kazasında araçların hasarlandığını, zarar gören aracın kasko sigortasının müvekkili aleyhinde icra takibi yaptığını, müvekkilinin ferileriyle birlikte icra dosyasına toplam 3.500 TL ödeme yaptığını, davalı nezdinde yapılan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin talep olmadığı halde davalı acente Z. tarafından kaza tarihinden önce iptal edildiğini ve davalı sigortacının bunu onayladığını, şikayet üzerine acente hakkında Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince mahkumiyet kararı verildiğini belirterek 3.500 TL maddi, 4.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı H... Sigorta A.Ş. vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, eksper incelemesi yapılmadan aracın tamir ettirildiğini, manevi tazminatın teminat kapsamında olmadığını, davacının araç tamir edildikten sonra müvekkiline başvurduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı Z. hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, davalı H... Sigorta AŞ. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.500 TL maddi tazminatın 18.02.2009 ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile bu davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı H... Sigorta AŞ. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ZMSS sözleşmesine dayanılarak trafik sigortası şirketi ve acente hakkında açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK.nın 109. maddesi gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri içinde geçerlidir.
Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar.
Somut olayda davalı sigorta şirketine 27.02.2006/14.01.2007 vadeli trafik sigortalı davacı adına trafikte kayıtlı araç, 22.09.2006 tarihinde saat 02.30'da dava dışı 3. kişiye ait 07 ... 0191 plakalı araçla kazaya karışmış olup, kaza tutanağında davacı aracın sürücüsü E.'a 2/8, 3. kişiye ait aracın sürücüsüne kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığından 6/8 oranında kusur izafe edilmiştir. 07 ... 0191 plakalı aracın dava dışı kasko sigortası şirketi olan A... Sigorta A.Ş., Ankara 10 İcra Müdürlüğü'nün 2007/5753 sayılı dosyasında davacı E. ve sürücü E. hakkında 11.06.2007 tarihinde 2/8 kusur oranına isabet eden 2.450 TL asıl alacak ve ferileri yönünden icra takibine başlanmış, icra dosyası borçluları E. ve E. tarafından ferileri ile birlikte 18.02.2009 tarihinde toplam 3.500 TL ödeme yapılarak borç kapatılmıştır.
Davacı, davalı sigorta şirketinin acentesi hakkında talebi olmadığı ve araç halen adına kayıtlı olduğu halde 24.05.2006 tarihinde satış gerekçesiyle poliçeyi iptal ettiğinden bahisle şikayetçi olmuş, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/436-2011/82 sayılı 23.02.2011 tarihli kararı ile sanık Z. hakkında 5684 sayılı Sigortacılık Kanununa muhalefet etmek suçundan neticeden 6.0 TL adli para cezasına hükmedilmiş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, 14.07.2011 tarihinde işbu davayı açarak 3. kişi aracında meydana gelen ve davalı tarafça ödenmesi gerektiği halde müvekkili tarafından 18.02.2009 tarihinde dava dışı A... Sigorta AŞ.ne ödenen 3.500 TL hasar bedel ile trafik sigortası poliçesinin usulsüz ve haksız yere iptal edilmesi sebebiyle 4.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, cevap süresi geçtikten sonra verdiği cevap dilekçesinde diğer itirazları yanında davanın zamanaşımına uğradığını da ilen sürmüş; davacı vekili, zamanaşımı definin süresi içinde yapılmadığı yönünde bir itirazda bulunmamış, davalı acente aleyhinde açılan ceza davası nedeniyle uzamış ceza zamanaşımının söz konusu olduğunu, zamanaşımı süresinin dolmadığını bildirmiş; mahkemece de olayda uzamış ceza zamanaşımının uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
Oysa davaya konu trafik kazası iki araçlı ve maddi hasarlı kaza şeklinde meydana gelmiş olup yaralamalı ve/veya ölümlü bir kaza olmadığından davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğduğu kabul edilemez.
Ceza zamanaşımı süresinin uygulanması için, kazaya karışan araçların sürücüleri hakkında açılmış ceza davasının doğrudan doğruya davaya konu trafik kazasına ilişkin bir dava olması gerekir. Bu nedenle davacının şikayeti üzerine, davalı sigortacının acentesi aleyhinde Sigortacılık Kanunu'na muhalefet suçundan açılan ve sonuçlanan ceza davasının, bu davada zamanaşımını kestiğinden ve uzamış ceza zamanaşımının varlığından söz edilemez. Davalı sigorta şirketi, davacının ZMSS.sı olup trafik kazası nedeniyle sigortalısının kusuru oranında 3. kişiler nezdinde meydana gelen maddi zararı poliçe limitine kadar tazmin eder. İşletenle birlikte poliçe limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak üzere müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunmaktadır. KTK.nın 109/son maddesi hükmü gereğince, tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar. Davacı kazanın olduğu 22.09.2006 tarihinden itibaren rücu edeceği davalı sigorta şirketini bilmektedir. 3. kişiye ait araçta meydana gelen hasar bedelini de 18.02.2009 tarihinde ödeyerek yükümlülüğünü yerine getirmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalı sigorta şirketinin zamanaşımı defi süresinde değil ise de, davacı tarafın açıkça zamanaşımı definin süresinde yapılmadığı yönünde itirazı bulunmadığından, zamanaşımı defi süresinde yapılmış gibi kabul edilerek davacının edimini yerine getirdiği 18.02.2009 tarihinden davanın açıldığı 14.07.2011 tarihine kadar 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, bu süre içinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadığı gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı H... Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine ve şekline göre davalı H... Sigorta A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 20.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy