(2918 S. K. m. 111)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda: kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı kamyonun, kaza sonucu hasarlandığını, davalı sigorta şirketinin hasar bedeli olarak 4.605,00 TL kısmi ödeme yaptığını, aracın 15 gün boyunca kullanılamaması sebebiyle müvekkilinin zararının bulunduğunu belirterek 15.740,00 TL hasar bedeli ile 3.000,00 TL kazanç kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacıya 4.605,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, davacının müvekkil şirketi ibra ettiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre: davacının, davalı sigorta şirketinden hasar bedeli olarak 4.605,00 TL tahsil ettiği, karşılığında davalı sigorta şirketini ibra ettiği, hak ve alacağının kalmadığını belirttiği, ihtirazi kayıt düşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş: hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava,kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı kasko sigorta şirketi, sigortalı araçtaki hasar için davacıya ödeme yaptıklarını, davacının kendilerini ibra ettiğini savunmuştur.
2918 Sayılı K.T.K.nun 111. maddesi uyarınca tazminat miktarlarına dair olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Kanunun bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine dair bir irade açıklaması da yeterlidir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesidir. Bunun için kaza tarihi itibariyle araçtaki hasar bedeli konusunda uzman bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacıya iadesine 30.09.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)