(6098 S. K. m. 56)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalıya trafik sigortalı aracın, müvekkillerinin oğlu olan K. K.'nın kullandığı motosiklete arkadan çarpması sonucu ölümüne neden olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından müvekkillerine 22.540,00 TL ödeme yapıldığını ancak bu ödemenin müvekkillerinin zararını karşılamadığını belirterek şimdilik 20.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket tarafından olaya dair hasar dosyası açıldığını, yapılan hesaplamaya göre davacılara tazminat ödemesi yapıldığını, sorumluluğun yerine getirildiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüyle davacı E. K. için 5.223,03 TL, davacı İ. K. için 4.585,79 TL destekten yoksun kalma tazminatının 23.1.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı sigorta şirketince davadan önce 28.2.2011 tarihinde davacı E.'ye 12.537,26 TL, davacı İ.'e de 10.043,63 TL ödenmiş, sigorta ödemesinin yetersizliği iddia edilerek açılan davada aktüer bilirkişinin 29.3.2013 tarihli raporunda sigorta şirketinin ödeme tarihi itibariyle ödemenin yeterli olup olmadığı yönünde hesaplama yapılmadan ve ödeme güncellenmeden davacıların bakiye zararları hesaplanmış, rapor esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuştur.
Sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeyi destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapılmadan önce alan davacılar, hesap tarihine kadar geçen süre sebebiyle aldıkları paranın yasal faizi kadar kazanım elde etmişlerdir.
Bu halde öncelikle davalı sigorta şirketinin 28.2.2011 ödeme tarihindeki verilere göre davacıların destek zararlarının hesaplanarak sigorta ödemesinin yeterli-yetersiz olup olmadığının belirlenmesi, sigorta ödemesinin yetersiz olduğunun anlaşılması durumunda zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacılara yapılan sigorta ödemesinin, ödeme günüyle destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi de hesaplanarak, ödeme tutarıyla birlikte hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından indirilmesi gerekir. yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27.10.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy