(2918 S. K. m. 85) (2577 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araçta meydana gelen 7.825 TL tutarındaki hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı idarenin % 33.3 oranında yol kusuru bulunduğunu belirterek şimdilik 2.604 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın görevli Ankara Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan trafik kazasından kaynaklanan, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Yargı yolu kavramı, bir hukuk sisteminde herhangi bir davanın o hukuk sistemine dahil yargı kollarından hangisinde bakılacağını ifade eder. Uyuşmazlığın hangi yargı kolunda bakılacağı hususu, davanın genel koşullarından olup, mahkemece resen dikkate alınması gereklidir.
Bir kamu hizmeti görmekle yükümlü olan davalı T.C. Karayolları Genel Müdürlüğü, karayollarının yapım ve onarım hizmetleri sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönünden idare aleyhine, tam yargı davasının idari yargı yerinde açılması gereklidir. Esasen 2918 Sayılı K.T.K.nun hukuki sorumluluğa dair 85. ve onu izleyen maddelerinde araç işletenin sorumluluğu düzenlenmiş olup, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğu bu yasa kapsamı dışında tutulmuştur.
Somut olayda davacı vekili, davalı idarenin, kazanın meydana gelmesinde yol kusuru bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı açmıştır.
Bu durumda mahkemece, davaya bakma görevi idari yargıya ait olduğundan mahkemenin yargı yolu bakımından görevsizliğine ve dava dilekçesinin bu sebeple reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine ve şekline göre davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 12.09.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy