(818 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı tarafından trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle meydana gelen 18.4.2009 tarihli kazada araçta yolcu olan müvekkillerinin desteğinin öldüğünü ileri sürerek, ıslah dilekçesiyle talebini arttırarak davacı eş H. için 110.266,46 TL, çocuk C. için 11.727,76 TL, çocuk B. için 22.787,35 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillerle ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulü ile, davacı H. için 110.266,46 TL, C. için 10.134,28 TL, B. için 20.749,12 TL olmak üzere toplam 141.149,86 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte poliçe limiti dahilinde davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemenin ilk kararı, davalı tarafın temyiz istemi üzerine "desteğin aylık gelirinin brüt asgari ücret üzerinden yapılması isabetli görülmeyerek, hesaplamanın net asgari ücret üzerinden yapılması" gerektiği gerekçesiyle davalı lehine bozulmuştur. Davacılar, ilk kararı temyiz etmemişlerdir. Bozmaya uyularak yapılan yargılamada hükme esas alınan 26.2.2013 tarihli bilirkişi raporunda, net asgari ücret üzerinden tazminat hesaplanmış ise de hesaplamanın bozmadan önce hükme esas alınan rapor tarihi itibarıyla bilinen net asgari ücret nazara alınarak, bilinen dönemden sonraki zararın da anılan net asgari ücret her yıl %10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle hesaplanması gerekirken, bu hesaplamanın bozmadan sonra alınan rapor tarihinde bilinen net asgari ücrete göre yapılması, ilk kararı temyiz eden davalının kazanılmış haklarına aykırı olmuştur. Bu halde, mahkemece yukarda belirtilen hususlar gözetilmek suretiyle tazminat hesabı için bilirkişiden ek rapor alınarak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24.09.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy