(2918 S. K. m. 40, 95) (Karayolları Trafik Yönetmeliği m. 88)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı adına kayıtlı olup müvekkiline trafik sigortalı aracın ehliyetsiz sürücü yönetiminde iken karıştığı kazada tam kusurlu olarak 3.kişiye ait araca çarparak hasarladığını, zarar gören hak sahiplerine 3.045'er TL hasar bedelinin ödendiğini belirterek bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı 10.5.2011 tarihli mazeret dilekçesi ekinde dava dışı sürücünün 12.4.2011 tarihinde Küçükyalı Polis Merkezinde verdiği ifade örneğini dosyaya ibraz etmiş, duruşmalara katılmadığı gibi yazılı bir cevap da vermemiştir. Mahkemece davanın kabulüyle 3.045,00 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı sigortalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, Zmss poliçesine dayanılarak sigortalı aleyhinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2918 Sayılı K.T.K.nun 95/2 maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden veya sözleşmeye dair kanun hükümlerinden doğan sebeplerle sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına dair haller sigortacı tarafından 3.kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra tazminatın kaldırılması ya da indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Zmss Genel Şartlarının 4/c maddesi gereğince de ehliyetnamesiz araç kullanılması halinde de sigortacı 3.kişinin zararını karşıladıktan sonra kendi sigorta ettirenine ödediği miktarı rücu edebilir.
2918 Sayılı K.T.K.nun 40. maddesinde yer alan Türk vatandaşları ... Dış ülkelerden aldıkları, cinsi için geçerli sürücü belgeleriyle yabancı ve Türk plakalı araçları ülkemizde kullanabilirler. Bu belgelerle ülkemizde araç kullanılması esasları yönetmelikte gösterilir. düzenleme ve maddede değinilen Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 88/B maddesine göre yurda dönüşlerinde Türk vatandaşlarının dış ülkelerden aldıkları sürücü belgelerinin eğitim ve sınav şartı aranmaksızın karşılığı veya dengi olan sürücü belgeleriyle değiştirileceği, ancak yurda dönüşten itibaren bir yıl geçtikten sonra değiştirmedikleri takdirde değiştirinceye kadar araç kullanamayacakları öngörülmüştür.
Somut olayda, davacıya trafik sigortalı araç dava dışı F. T. yönetiminde iken kazaya karışmıştır. Davacı adı geçen şahsın ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek işbu davayı açmıştır.
Davalı 10.5.2011 tarihli mazeret dilekçesi ekinde gönderdiği sürücü F. T.'nun karakol ifadesine dayanarak sürücünün yabancı ülkeden aldığı ehliyetinin bulunduğunu, bu ehliyetin 12.4.2011 tarihinde sürücünün aracından başka eşyalarla birlikte çalındığını bildirmiş; temyiz dilekçesinde de sürücünün 17.10.2008 olay tarihinde Almanya'dan alınma ehliyetinin olduğunu bu ehliyetin 12.4.2011 tarihinde çalındığını ve 11.10.2011 tarihinde çalınan ehliyetin yeniden çıkartıldığını sürücünün Almanya'da yaşadığını, Türkiye'ye kesin dönüş yapmadığını belirtmiştir.
Dosyada sürücüye ait ehliyetlerin tercümesi olmadığı gibi sürücü F.i'nin Türkiye'ye kesin dönüş yapıp yapmadığı hususu da anlaşılmamaktadır. Eksik incelemeyle hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece, dava dışı sürücü F. T.'nun 17.10.2008 olay tarihi itibariyle Almanya'dan alınma sürücü belgesinin bulunup bulunmadığı hususunun mercilerinden sorulması, varsa ehliyetinin onaylı bir tercümesinin dosyaya alınması, ayrıca sürücü F.'nin olay tarihinde Almanya'da mı Türkiye'de mi yaşadığı, Türkiye'ye kesin dönüş yapıp yapmadığı, kesin dönüş yapmışsa bunun tarihinin ve Türkiye'ye giriş çıkış tarihlerinin yetkili merciler nezdinde araştırılması, olay tarihinde yabancı ülke ehliyetinin bulunması ve Türkiye'ye kesin dönüş yapmadığının saptanması halinde davanın reddine, olay tarihi itibariyle ehliyetinin olmaması ya da yabancı ülke ehliyeti olsa bile kaza tarihinden geriye doğru sürücünün en az 1 yıl önce Türkiye'ye kesin dönüş yapmış olması ve bu tarihten itibaren sürücü belgesini bir yıl içinde Türkiye'de denk bir sürücü belgesiyle değiştirmediğinin anlaşılması halinde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı K. T.'nun temyiz itirazının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy