(2918 S. K. m. 109) (818 S. K. m. 47)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda: kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle meydana gelen kazada davacının yaralandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı için 15.000 TL manevi, 10.000 TL maluliyet ve 5.000 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi sadece maddi tazminattan sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili ıslahla maddi tazminat talebi miktarı toplamını bilirkişi raporu doğrultusunda maluliyet istemini 34.701,88 TL. ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, ıslahın zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle reddine, 10.000 TL daimi iş göremezlik ve 1.050,45 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 7.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi sadece maddi tazminattan ve dava tarihinden 8 gün sonrasından başlayacak faizden sorumlu olarak) tahsiline karar verilmiş: hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak manevi tazminatın takdirinde 818 Sayılı B.K.nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Yasasının 109. maddesinde motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazmini için kaza gününden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüş, aynı maddenin 2. fıkrasında, davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması durumunda ceza kanununun öngördüğü ceza zamanaşımının (sürücü, işleten veya diğer sorumlular için fark gözetilmeksizin) uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Trafik kazası 17.4.2005 tarihinde meydana gelmiş, dava 28.4.2006 tarihinden açılmış, ıslah ise 12.11.2010 tarihinde yapılmıştır. Ceza davası (Nizip asliye ceza mahkemesi 2006/539-1043- 14.11.06 tarih-bozma sonrası 2009/986-2011/270) kararı 10.5.2011 de kesinleşmiştir. Ceza davası devam ettiği sürece davacının her zaman müdahil (katılan) olarak şahsi hak talebinde bulunma hakkı olduğundan ıslahın zamanaşımına uğramadığının kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde aksi düşünceyle ıslah edilen kısmın zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle reddi isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy