(6762 S. K. m. 1269, 1270) (4721 S. K. m. 879)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket adına kayıtlı olan ve davalı sigorta şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesiyle sigortalanan aracın, 13.6.2010 tarihinde dava dışı sürücü U
K
. tarafından kullanılması sırasında gaz pedalının takılı kalması sebebiyle kaldırımdaki ağaca çarptığını, meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda müvekkiline ait aracın hasara uğradığını, hasar bedelinin davalı sigorta şirketi tarafından ödenmediğini belirterek, 4.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili tarafından 5.11.2012 tarihli ıslah dilekçesi verilerek maddi tazminat istemi, yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda artırılmış ve toplam 7.750,00 TL tazminat istenmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili ise, davacıya ait aracın, kiralandığını, bu sebeple zararın poliçe teminat kapsamı dışında kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, ...davanın kabulüne, 7.750,00 TL tazminatın, 4.000,00 TL sına 22.10.2010 tarihinden itibaren, 3.750,00 TL sına 5.11.2012 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, .. karar verilmiştir. Karar, davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya ait aracın davalı şirket nezdinde kasko poliçesiyle sigortalı olduğu ve dava dışı Garanti Bankası A.Ş. Güzelyalı Şubesi'nin dain ve mürtehin olarak poliçede gösterildiği anlaşılmaktadır.
6762 Sayılı T.T.K.nun 1269.ncu maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı Kanunun 1270. maddesi hükme gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunun 879. maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatinin alınması gerekmektedir.
Somut olayda, dain mürtehin sıfatı bulunan ve menfaati olan dava dışı bankadan, dava açmaya ve tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, dava dışı bankadan, davanın açılmasına ve tazminatın davacıya verilmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmalı, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi halde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
2-Bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlere, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalıya iadesine 20.06.2013 gününde üye E. S. B.'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Somut uyuşmazlıkta, davacının sigorta ettireni, davalı Eureko Sigorta AŞ'nin de kasko sigortacısı olduğu 35 ... plakalı aracın hasara uğraması sebebiyle 7.750,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle dava açılmış, Davalı davanın reddini savunmuş,
Yargılama sonucunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,
Kararın yasal sürede davalı vekilince temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda ....dain ve mürtehin sıfatı bulunan Türkiye Garanti Bankası A.Ş. Güzelyalı Şubesi'nin davaya muvafakati olup olmadığının araştırılması, bankanın muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi halde aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken... gerekçesiyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılamıyorum.
4721 Sayılı T.M.K.nın Taşınır Rehni Başlıklı 940/2 maddesi Gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının güvence altına alınması için kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde zilyetlik devredilmeden de taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabileceği, rehin kurulmasına dair diğer hususların tüzükle belirleneceği,
Yine aynı Kanunun taşınmaz rehni bölümünde yer alan Sigorta Tazminatı Üzerindeki Hak Başlıklı 879. maddesi Muaccel olan sigorta tazminatının malike ancak bütün rehinli alacaklıların rızasıyla ödenebileceği..,
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 Sayılı T.T.K.1269 maddesi Bir malı muayyen rizikolara karşı temin etmekte parayla ölçülebilecek bir menfaati olan malikin, malikin adi veya rehin alacaklısının, malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan acente, kiracı, komisyoncu ve diğer kimselerin malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların kanuni temsilcilerinin bu menfaati sigorta ettirebilecekleri,
Mülga T.T.K.1270 maddesinde Bir kimsenin diğer bir kimsenin nam ve hesabına dahi sigorta akdedebileceği, şu kadar ki o kimsenin nam ve hesabına hareket ettiği kimseyi temsile selahiyetli değilse sigorta priminden dolayı bizzat mesul olacağı.., Temyiz inceleme tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı T.T.K.1456 maddesi de 1- Sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki malike ait menfaat sigortalandığı takdirde kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı ayni hak sahibinin hakkının sigorta tazminatı üzerinde de devam edeceği,
2- Sigortacıya mal üzerinde sınırlı ayni hak bulunduğu bildirildiği takdirde ayni hak sahiplerinin izni bulunmadıkça sigortacının sigorta tazminatını sigortalıya ödeyemeyeceği, ayni hakkın sicille alenileştiği veya sigortacının bunu bildiği durumlarda bildirime gerek bulunmadığı.. hükmünü taşımaktadır.
Gerek Yüksek 11. Hukuk Dairesi'nin ve gerekse Dairemizin kararlarında rehin alacaklısının davaya muvafakat etmemesi veya rehin alacağının ödenmemesi hali dava ön şartı olarak değerlendirilerek bu halde davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddi gerektiği kabul edilmekte ise de tarafımızca bu görüşe itibar edilmemektedir.
Zira 4721 Sayılı T.M.K.940/2 maddesine dayanılarak tesis edilen ve sicile kaydedilen menkul rehnin de kıyasen uygulanması gereken T.M.K.879. maddesi ve temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren 6102 Sayılı T.T.K.1456/1,2 maddesinde de açıkça öngörüldüğü üzere rehin alacaklısının muvafakatinin bulunmaması sadece sigorta tazminatının sigorta ettirene ödenmesine engel teşkil etmektedir. Sigorta ilişkisinin tarafı bulunan, sigortalı aracı hasarlanan davacının Kasko Poliçesi Genel Şartları kapsamında aracındaki hasar bedelini talep etmesinde, sadece ödemeye dair anılan yasa hükümlerinin dava önşartı olarak değerlendirilmesi, davacının da, rehin alacaklısının da hakkına kavuşmasını engelleyici davalı sigorta şirketini haksız zenginleştirici bir sonuç doğurduğu gibi anılan yasa hükümlerine de açıkça aykırılık teşkil etmektedir.
Bu durumda, dava dışı Garanti Bankası A.Ş. Güzelyalı Şubesi'nin rehin alacağı sebebiyle davalı sigorta şirketinin sigorta bedelini davacı sigortalıya ödemesi sırasında öncelikle rehin alacağını ödemesi varsa artan kısmın ise sigortalıya ödenmesi gerekmektedir.
Açıklanan gerekçeye ve T.M.K.879 ve 6102 Sayılı T.T.K. 1456/1,2 maddesi hükümlerine göre yerel mahkeme kararının onanması gerekirken yazılı gerekçeyle BOZULMASINA dair sayın çoğunluk görüşüne karşıyım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy