(4721 S. K. m. 25) (818 S. K. m. 198)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı Anadolu Türk Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete kaskolu, davalıya ait aracın tek taraflı olarak karıştığı kazada ağır şekilde hasarlandığını, pertinin uygun görüldüğünü, sovtaj bedeli dahil 17.000,00.-TL'nin 10.11.2009 tarihinde sigortalıya ödendiğini, davalıdan 15.09.2009 tarihinde taahhütname alındığını, bu taahhütnameye göre araç satışı sırasında haciz dolayısıyla satışa engel bir durum (ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, rehin vs.) oluşur ise sovtaj bedelini iade edeceğini kabul ettiğini, müvekkili nezdinde kalan hasarlı aracın satışı için işlemlere başlandığını 11.12.2009 tarihinde aracın Gezer Oto. Su San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne 8.400,00.-TL'ye satıldığını, alıcı tarafından onarım için 7.509,00.-TL masraf yapıldığı ancak araç kaydı üzerine en erkeni 12.11.2009 tarihinde İzmir SGK İl Müdürlüğü tarafından haciz konulması nedeniyle aracın satılamadığını, devrin gerçekleştirilememesi nedeniyle alıcıya yaptığı masraflar ve satış bedeli olarak 15.909,00.-TL iade edildiğini, söz konusu bedelin tahsili için davalıya karşı yapılan takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatı talep etmiştir.
Davalı Emet Demir Doğ. Mak. İnş. Dek. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davacıya satış ve diğer işlemlerin yapılması hususunda yetki verildiğini, yetki verildiği tarihten sonraki bir tarihte haciz işlemi yapıldığını, davalının kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; araç üzerinde muhtelif hacizler bulunması sebebiyle aracın hukuki ayıplı olarak kabul edilebileceği, davalı tarafça aracın 11.12.2009 tarihli noter evrakıyla satışının yapıldığı, davacı sigorta şirketinin ise 01.12.2010 tarihinde aracın ayıplı olduğundan bahisle ayıp ihbarında bulunduğu, hem davacı ve hem de davalıyla aracı satın alan dava dışı 3. kişinin tacir oldukları, tacirler arası satışlar için uygulanacak TTK'nın 25/3 üncü maddesi hükümleri doğrultusunda alıcının ayıbı yasal süresi içinde bildirmemiş olduğu, ayıp ihbarının süresinde yapılmaması sebebiyle BK'nın 198/3 üncü maddesi gereğince satılanın bu ayıpla beraber kabul edilmiş sayılmasının gerektiği davacının uğradığını iddia ettiği zararı davalıdan talep edemeyeceği ve yapılan icra takibinin haksız olduğu ancak haksız icra takibinin kötü niyetle yapıldığının ve kötü niyet tazminatı koşullarının oluştuğunun davalı tarafça iddia ve ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Anadolu Türk Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak davalı sigortalı hakkında açılan maddi teminat istemine ilişkindir.
Kasko sigortası poliçesi genel şartlarının 3.3.1.2.1 maddesi hükmü uyarınca onarım masrafları, sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıt tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda değeri tamamen ödenen araç ve aksamı talep ettiği takdirde sigortacının malı olur.
Somut olayda, davalı aracı, davacı sigorta şirketine kasko sigorta poliçesiyle sigortalı iken 15.08.2009 tarihinde tek taraflı meydana gelen kazada hasarlanmış, 18.08.2009 tarihli ekspertiz raporunda araçta ağır hasar bulunduğu, piyasa değerinin 17.000,00.-TL, hasarlı değerinin 8.000,00.-TL olduğu belirtilmiş taraflar arasında düzenlenen mutabakatname ve taahhütname tazminat makbuzu gereğince 17.000,00.-TL araç bedeli davalı sigortalı tarafından bildirilen hesaba yatırılmıştır.
Davalı sigortalı Emet Demir Doğ. Mak. İnş. Dek. San. ve Tic. Ltd. Şti., davacı sigorta şirketine verdiği 16.09.2009 tarihli tam hasar işlemleri taahhütnamesiyle aracının ağır şekilde hasarlanması nedeniyle 17.000,00.-TL üzerinden ağır hasarlı olarak işlem görmesini, aracın sovtajını alacak kişiye noterlikçe kesin satışını yapacağını, yapmadığı taktirde sorumluluğun tarafına ait olacağını, araç satışı sırasında haciz dolayısıyla satışa engel bir durum (ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, rehin vs.) oluşur ise sovtaj bedelini iade edeceğini, trafikten çekme belgeli ruhsat istenmesine karşılık hurda bedeli ruhsat gönderilmesi durumunda sovtaj gelirinden dolayı sigorta şirketinin uğrayacağı maddi zararı iade edeceğini beyan, kabul ve taahhüt etmiştir.
Davacı sigortacı hasarlı aracı açık artırma yoluyla satışa çıkarmış, araca dava dışı Gezer Oto. Su San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından en yüksek olan 8.400,00.-TL teklif sunulmuş ve 11.12.2009 tarihinde noter senediyle dava dışı bu şirkete söz konusu bedele satılmıştır. Ancak satıştan önce İzmir SGK İl Müdürlüğü tarafından davalı sigortalı aleyhinde yapılan takip sonucu 12.11.2009 tarihinde davalıya ait davaya konu araç üzerine haciz şerhi konulmuştur. Davacı vekili işbu davada, davalının taahhüdünü yerine getirmediğini, araç üzerindeki haciz nedeniyle aracın Gezer Oto. Su San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne tescil ve ruhsatla devir işleminin yapılamadığını, dava dışı şirketten tahsil edilen sovtaj bedelinin ve bu şirket tarafından yapılan onarım harcamalarının geri ödemesini yapmak zorunda kaldıklarını ve zarara uğradığını ileri sürerek 15.909,00.-TL'nin tahsili için yaptıkları takibe itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatı talep etmiş, mahkemece, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kabulünün aksine, davalı sigortalı, aracın ağır hasarlı olması sebebiyle davacıyla yapılan mutabakat sonucu 17.000,00.-TL piyasa rayicini alarak, aracın hurdasının davacı uhdesinde kalmasına rıza göstermiş, ancak 16.09.2009 tarihli taahhütnameyle aracın mülkiyetinin devrine kadar geçen sürede veya öncesinde araç üzerine konulacak haciz, tedbir, takyidatların kaldırılmasını sağlayacağını bu nedenle davacı sigortacı nezdinde oluşacak zararları ödeyeceğini kabul etmiştir. Davacı üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş, aracın piyasa rayiç değerini ödemiş ve fakat davalı sigortalı kendi borcu nedeniyle araç üzerine 12.11.2009 tarihinde konulan haczi kaldırmayarak, hasarlı aracı satın alan Gezer Oto. Su San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye tescil ve ruhsatla devir işleminin yapılmasına engel olmuş ve üzerine düşün edimi ifa etmemiştir. Kaldı ki taahhütname tarihi ve aracın satış 11.12.2009 tarihiyle haczin konulduğu 12.11.2009 tarihi arasında uzun bir süre de bulunmamaktadır. Önemli olan satış yetkisinin ve diğer işlemlerin yapılmasına ilişkin yetki belgesinin verildiği tarih değil taahhütnamede de belirtildiği gibi satış işleminin tamamlandığı tarihtir.
Hasarlı aracın satış işlemi yapılamadığından hasarlı araç davacı sigortacının fiilen uhtesinde ise de trafik kaydı halen davalının üzerindedir. Tazminata karar verilmesi halinde aracın hurdasının davalı sigortalıya teslimine, mülkiyetinin sigortalıya ait bulunduğuna karar verilmesine engel bir durumda söz konusu değildir. Bu durumda mahkemece, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek araç hasarı konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamına göre kasko sigortalı aracın, olay tarihi itibariyle sovtaj değerinin tesbiti ve aracın onarımı için yapılan işlemlerin bedeli hususunda denetime elverişli, ayrıntılı, gerekçeli, ekspertiz raporunun de irdelendiği bir rapor alınarak, davacının sigortalıya yaptığı ödeme de değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm konulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Anadolu Türk Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy