(6762 S. K. m. 1301) (6102 S. K. m. 1472) (818 S. K. m. 113) (6098 S. K. m. 131)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın 14.10.2007 tarihinde Tavukçu Deresi'nin taşması sonucu hasarlandığını, derenin ıslah çalışmasını yürüten davalının zarardan sorumlu olduğunu, hasar bedelinin davacı tarafından ödendiğini ileri sürerek, 9.201,00 TL. tazminatın (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin dere ıslah işini yapılan ihale sonucu üstlendiğini, aşırı yağış sebebiyle derenin taştığını, meydana gelen hasarda müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre; davacı tarafından dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) aleyhine İstanbul 7. İdare Mahkemesinde açılan dava ve yapılan icra takibi sonunda, davaya konu alacak tüm masraf ve giderleriyle birlikte takip borçlusu tarafından ödenmiş olup, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6762 Sayılı T.T.K.nun 1301. maddesinden (6102 Sayılı T.T.K.nun 1472. maddesi) kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı sigorta şirketi tarafından aynı olaya dair olarak 9.201,00 TL.nin rücuen tazmini için İSKİ ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne karşı İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nin 2008/863 Esas, 2009/869 Karar sayılı dosyasıyla açılmış olan davanın kabulüne karar verildiği, kararın kesinleştiği ve ilamın icraya konulduğu, asıl alacak ve fecilerinin icra dosyasına ödendiğinin kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, 818 Sayılı B.K.'nun 113. maddesi (6098 Sayılı B.K.'nun 131. maddesi) gereğince ödeme borcu söndüren işlemlerden olup, zararın tazmin edilen kısmı yönünden mahkemece davanın konusuz kaldığının kabulünde yasaya aykırılık yok ise de; idare mahkemesince verilen kararın idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faizi kapsadığı, oysa davacı sigortacının yüklenici ve müteselsil borçlu (davalı) şirketten dava dışı sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren ticari faiz talep edebileceği nazara alındığında, davacının bu davadaki faiz talebi yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacıya iadesine 16.09.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy