(6102 S. K. m. 1472)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araçta meydana gelen 16.680 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı aracının sürücüsünün olayda 6/8 oranında, kazaya karışan diğer aracın sürücüsünün 2/8 oranında kusurlu olduklarını, davalının ZMSS şirketinden 4.582 TL kazaya karışan diğer aracın ZMSS şirketinden 1.420 TL tahsil edildiğini belirterek bakiye 10.678 TL.nin ödeme tarihinden işleyecek reeskont faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili kusur oranını kabul etmediğini, davadan önce temerrüde düşürülmediklerini dava tarihinden itibaren yasal faizi istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
31.12.2008 gün ve 2007/689-2008/716 sayılı önceki hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 25.1.2010 gün 2009/2795-2010/365 sayılı ilamıyla hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece önceki kararda direnilerek davanın kısmen kabulü ile 5.918 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay HGK.nın 6.2.2013 günlü 2012/17-717-2013/204 sayılı kararıyla dosyanın Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına temerrüt tarihi ve temerrüt faizi oranı yönünden verilen hükmün temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta sözleşmesine ve halefiyet kuralına dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda;
4.2.2003 tarihinde saat 21.30'da 6 ayrı aracın karıştığı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza tesbit tutanağında davalı bankaya ait C
A
yönetimindeki 34 VL
. plakalı aracın önünde seyreden dava dışı Sultanbeyli Çiftliği Belediyesine ait S
G
yönetimindeki 34 AE
. plakalı aracı sollamak isterken karşı şeride geçtiği ve orda seyreden davacıya kasko sigortalı K
. A
'a ait 34 AT
. plakalı araca çarpıp geldiği yola doğru dava dışı Belediye'ye ait 34 AE
. plakalı aracın önüne savrulduğu, bu aracında davalı tarafa ait 34 VL
. plakalı araca çarparak aracın devrilmesine sebebiyet verdiği devrilen davalı aracının yolun karşı şeridinde seyreden bir araçla park halindeki iki ayrı araca daha çarptığı belirterek davalı aracının sürücüsüne (C
A
.'a) şeride tecavüz etmekten asli dava dışı belediyeye ait aracın sürücüsü S
G
'ye hızını azaltmaması sebebiyle tali kusur verilmiştir.
Davacıya sigortalı araç ticari halk otobüsüdür. Davacı sigortalı araçta ekspertiz raporuna göre tesbit edilen 16.680 TL zararı sigortalısına ödedikten sonra Şişli 6. Asliye hukuk mahkemesinin 2003/22-2005/85 sayılı dava dosyasında davalı aracının işleteni ve sürücüsüyle belediyeye ait aracın işleteni ve sürücüsü aleyhinde davalı aracının trafik sigortasından alınan 4.582 TL ile belediyeye ait aracın trafik sigortasından tahsil edilen 1.420 TL.nin mahsubuyla bakiye 10.678 TL.nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili istemiyle 7.11.2003 tarihinde dava açılmış, davalı tasfiye halinde Türk Ticaret Bankası A.Ş vekilinin yetki ve işbölümü itirazı üzerine bu dava hakkındaki dava tefrik edilerek yetkisizlik ve iş bölümü itirazlarının kabulü sonucu eldeki dava dosyasına alınmış diğer dosyada yargılanmaya devam edilerek alınan bilirkişi raporuna göre davalı S
G
'nün olayda %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek 16.680 TL hasar bedelinden kusur oranına isabet eden 4.170 TL.sından 1.420 TL ZMSS şirketince yapılan ödeme indirilerek neticeten 2.750 TL.nın S
G
'den tahsiline, davalı Sultan Çiftliği Belediyesiyle C
A
hakkında dava atiye terkedildiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, taraflara usulüne uygun şekilde en son 28.4.2005 tarihinde tebliğ edilmiş ve temyiz yoluna gidilmemiştir. Eldeki dosyada 21.12.2005 tarihli 2005/557-696 sayılı kararda kusur ve hasar yönünden ayrıca inceleme yapılmadan Şişli 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/22 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre 7.928 TL tazminatın (16.680 %75=12.510 TL -4.582 TL ZMSS ca ödenen kısım = 7.928 TL) davalı Tasfiye halindeki Türk Ticaret Bankası A.Ş'den tahsiline karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 10.7.2007 gün 2007/1472-2452 sayılı ilamıyla diğer dosyada davalı taraf olmadığından o dosyada alınan bilirkişi raporunun davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle kusur ve hasar yönünden inceleme yapılması gerektiğinden bahisle hükmün davalı lehine bozulmasına karar verilmiştir. Bu arada dava dışı Sultan Çiftliği Belediyesine ait aracın ZMSS tarafından 15.8.2003 tarihinde ödenen 1.420 TL.sından başka 12.1.2004 tarihinde 2.750 TL daha ödenmiş, yine o aracın sürücüsü S
. G
tarafından da 11.7.2005 tarihinde 2.000 TL meblağlı çek davacıya verilmiştir. 34 AE
. plakalı aracın ZMSS şirketi ve sürücüsü tarafından yapılan ödemeler toplamı 6.170 TL.sıdır. Davalı aracının ZMSS şirketi ödemesi 7.11.2003 dava tarihinden önce olmak üzere 4.582 TL.sıdır.
Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra alınan bilirkişi raporlarında davalı aracının sürücüsü C
A
'un davacı aracının hasarlanması olayında %100 oranında kusurlu ve hasarın tamamından sorumlu olduğu dava dışı sürücü S
G
'nün davacı aracının hasarlanmasında kusurun bulunmadığı sigortalı araçla tamamının dahi olmadığı, davalı tarafa ve dava dışı 3. kişilere ait araçların hasarlanmasında dava dışı S
G
'nün %25 oranında kusurlu olduğu, davacıya sigortalı araçta hurda bedeli indiriminden sonra 18.670 TL tutarında hasar oluştuğu bundan ZMSS şirketleri ve S
G
tarafından ödenen toplam 10.752 TL.nin mahsubu sonucu 5.918 TL bakiye tazminat kaldığı belirtilmiş, mahkemece bilirkişi raporuna göre 5.918 TL.nin davalıdan tazminine karar verilmiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 25.1.2010 gün ve 2009/2705 - 2010/365 sayılı ilamıyla önceki hüküm sadece davalı tarafça temyiz edilmiş olup %75 kusur oranı yönünden davalı taraf lehine usulü kazanılmış hak oluştuğundan davalı tarafın %75 kusur oranına isabet eden tazminatla sorumlu tutulması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, mahkemece davalının 16.760 TL tazminattan %75 kusur oranına isabet eden kısmın 12.502,50 TL olduğu, bundan ZMSS şirketince ödenen 4.582 TL.nin mahsubu sonucu halen ödemesi gereken tazminatın 7.920 TL olduğu, diğer ödemelerin davalı tarafça değil, olaya karışan ancak kusursuz bulunan Sultan Çiftliği Belediyesine ait aracın ZMSS ve sürücüsü tarafından yapıldığı bu nedenle tazminattan indiriminin yapılamayacağı, buna rağmen son hükümde davalı lehine dava dışı araç sürücüsü ve trafik sigortacısı tarafından yapılan ödemelerinde davalı bankanın ödemesi gereken tazminattan indirilerek davalı lehine 5.918 TL tazminata karar verildiği, raporlarda daha fazla kusurun sonuca etkili olmadığı, önceki hükme nazaran davalı aleyhine kurulmuş bir hüküm olmadığı belirtilerek kararda direnilmiş, davalı vekilinin kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay HGK.nın 6.2.2013 gün 2012/17-717/2013/204 sayılı ilamıyla mahkemenin direnme kararının tamamen yeni gerekçeye dayalı yeni bir hüküm niteliğinde olması nedeniyle temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya daireye gönderilmiştir.
Somut olayda mahkemece verilen tüm hükümler sadece davalı tarafça temyiz edilmiş olup, davacı tarafın temyiz talebi olmamıştır. 21.12.2005 gün 2005/557-696 sayılı ilk hükümde davalı tarafın %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş, sadece davalı vekilinin temyizi sebebiyle %75 kusur oranı yönünden davalı leyine kazanılmış hak oluşmuştur. 31.12.2008 tarih 2007/689-2008/716 sayılı ikinci hükümde 16.670 TL toplam zarardan tüm ödemeler (10.752 TL) mahsup edilerek bakiye 5.918 TL tazminata karar verilmiş ise de, kusur oranı yönünden davalının usulü kazanılmış hakkı gözetilmemiş, %100 kusura göre davalı tazminattan sorumlu tutulmuştur. Bu hükümde sadece davalı vekili tarafından temyiz edildiğinden yapılan indirimler yönünden de davalı taraf lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu muhakkaktır. Artık ne kusur oranı, ne de tazminattan yapılan toplam 10.752 TL yönünden davalının aleyhine bir durum yaratılamaz.
Bu durumda mahkemece aleyhe hüküm verme yasağı da göz önünde bulundurularak 16.670 TL tazminatın %75'ine isabet eden 12.502,50 TL.sından 10.752 TL toplam ödemenin mahsubuyla bakiye 1.750,50 TL.sından sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Tasfiye Halinde Türk Ticaret Bankası A.Ş vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davalı lehine BOZULMASINA, 27.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy