(2918 S. K. m. 48) (6762 S. K. m. 1281) (Karayolları Trafik Yönetmeliği m. 97)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı Liberty Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacının işleteni olduğu, davalıya kasko sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında hasarlandığını belirterek, 10.000,00.-TL kasko bedelinin başvuru tarihini takip eden 8 iş günü sonrasından itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı Liberty Sigorta A.Ş. vekili, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle teminat kapsamında olmayan hasardan sorumluluklarının bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacıda bulunan alkolün münhasıran kazaya neden olmadığı değerlendirilerek 10.000,00.-TL kasko bedelinin başvuru tarihi olan 18.06.2010 tarihinden 8 iş günü sonrasından itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı Liberty Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı Liberty Sigorta A.Ş. tarafından kasko sigorta poliçesiyle sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin tahsiline ilişkindir.
2918 sayılı KTK'nin 48 inci maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin, Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddelerle İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı başlıklı 97 nci maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, konuyla ilgili olan b-2 bendinde, alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına göre araç sürme yasağı kenar başlığı altında; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları açıklanmıştır.
Ayrıca, Motorlu Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.5 inci maddesinde; Taşıtın, uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların sigorta teminatı dışında olduğu belirtilmiştir.
Bununla birlikte, Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.5 inci maddesinin dayanağını teşkil eden KTK.nun 48 inci maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2 nci fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97 nci maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddelerle alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir.
O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nin 1281 inci maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.
Mahkemece, kaza anında araçta 2 kişinin bulunduğu ve hepsinin alkollü olduğu, nöroloji uzmanı tarafından düzenlenen rapor gereğince kazanın sadece alkol etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda kesin bir kanaate varılmadığı yönündeki raporunu da hükme esas alarak davalının rizikonun teminat kapsamı dışında kaldığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, Elbistan Devlet Hastanesi Laboratuvarı sonuçlarına göre araçta bulunan A. Y. 33.5 Küçük A. K. yapılan ölçüme göre, 1,35 promil alkollü olup olduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece, öncelikle araçtakilerin beyanları, kazaya ilişkin soruşturma, A. hakkında Küçük A.'ye yönelik iftira suçundan yapılan soruşturma, kaza tespit tutanağı ve tutanak mümzisi tanık beyanı dikkate alınarak araç sürücüsünün belirlenmeye çalışılması gerekmekte olup, mahkemece yapılacak bu araştırma sonucu gerçek şoför tespit edilemese dahi, araçtaki şahıslardan birinin şoför olduğunun kabul edilmesine göre, bu kişilerin belirlenmiş olan alkol oranı üzerinden, nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla kazanın münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması ve sonucuna göre davalı sigorta yönünden karar verilmesi gerekirken, belirtilen niteliklerde olmayan ve yetersiz nöroloji uzmanı raporunun hükme esas alınarak hasarın teminat dışında kaldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 27.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy