(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin işleteni olduğu aracın davalıya ihtiyari mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğunu, dava dışı sürücünün söz konusu araçla yaptığı kaza sonucu vefat edinin yakınları tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasının aleyhine sonuçlandığını ve takibe geçtiklerini, davalının ihtiyari mali sorumluluk poliçesinden dolayı sorumluluğunu yerine getirmediğini, takip nedeniyle ödemek durumunda kalacağı 20.708,89.-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili, sorumlulukları olan poliçe limiti dahilinde 20.000,00.-TL ödeme yaptıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 18.993,72.-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı şirket nezdinde İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası teminatlarıyla sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle, vefat eden kişinin desteğinden yoksun kalanlara ödemek zorunda kaldığı meblağın, davalı sigortacısından tahsili istemine ilişkindir.
Davacı F. R.'in maliki olduğu aracın dava dışı sürücü idaresinde karıştığı kazada yaya N. Ç.'a çarpması nedeniyle dava dışı destekten yoksun kalanların davacı F. aleyhine Trabzon Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nde açtıkları maddi ve manevi tazminat davası sonucu 16.12.2010 tarih, 2004/292 esas 2010/293 sayılı kararı ile 4.917,00.-TL maddi, 14.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmiş ve karar kesinleşmiştir. Dava dışı 3. kişilerin davacı F. aleyhine söz konusu ilamın icrası için Trabzon 3. İcra Müdürlüğü'nün 2011/470 sayılı takip dosyasında takibe giriştikleri, davalı Allianz Sigorta A.Ş. tarafından 20.000,00.-TL ve dava dışı Ak Sigorta A.Ş. tarafından 10.700,00.-TL takip dosyasına ödeme yapıldığı dosya içeriğinden ve tarafların beyanlarından anlaşılmaktadır. İş bu davayla davacı Fatih hükmedilen 14.000,00.-TL manevi tazminattan davalının sorumlu olduğu ve bu asıl alacağa işlemiş faiz, yargılama giderleri ve icra masraflarının tamamından sorumlu olduğundan bahisle rücuen tazminini talep etmiştir.
Özel hukukta rücu, başkasına ait olan borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı giderme amacını taşıyan tazminat niteliğindeki talep hakkı olarak tanımlanmaktadır. Rücu, bir üçüncü kişiye karşı yükümlülük altına girerek mal varlığında azalma meydana gelen kişiyle dahili ilişkisi bulunduğu yükümlülüğün gerçek sahibi olan kişi arasında bozulan mali dengenin yediden sağlanmasına yönelik bir araçtır. Rücu davası da başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin, bu borcun karşılığının, borcu asıl sahibinden tazminat olarak almasını amaçlayan bir dava çeşididir.
Bu anlamda öncelikle davacının zarar gören 3. kişiye ödeme yaptıktan ve bu şekilde dava hakkını kazandıktan sonra kendi aracının ihtiyari mali mesuliyet sigortasını akteden ve zarar gören üçüncü kişiye bir ödeme yapmamış olan davalıya karşı dava açması mümkün olup, davalı vekilinin kendilerinin ödeme yaptıklarına ilişkin savunması üzerinde durularak, davacıdan üçüncü kişiye yaptığı ödeme varsa kanıtları sorulup, ibraz ettiğinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi yerinde görülmediğinden, hükmün bu nedenle davalı yararına bozmayı gerekmiştir.
Ayrıca kabule göre de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının 14.000,00.-TL manevi tazminat miktarından sorumlu olduğu dikkate alınarak bu miktara oranla belirlenecek yargılama harç ve giderlerine ilişkin hesaplama yapılması gerekirken Trabzon Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nin 16.12.2010 tarih, 2004/292 esas 2010/293 sayılı kararında belirlenen yargılama harç ve giderlerinin tamamından sorumlu olduğu yönündeki hesaplama tarzı da yerinde olmayıp yukarıda yapılacak belirleme sonucu bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Allianz Sigorta A.Ş'ye geri verilmesine 27.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy