(818 S. K. m. 60, 125) (6762 S. K. m. 1301) (6102 S. K. m. 1472)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı tarafça dava dışı sigorta ettirene kiraya verilmiş olan ve müvekkiline İşyeri Paket Sigorta Poliçesiyle sigortalı işyerinin bodrum katında yapılan kalorifer tesisat çalışması sırasında meydana gelen basınçlı su sebebiyle işyerindeki emtiada hasar meydana geldiğini, hasar bedelinin davacı tarafından ödendiğini, alacağın rücuen tahsili için davalılar aleyhine Samsun 7. İcra Müdürlüğünün 2010/1134 Sayılı dosyasından yapılan icra takibine itiraz sebebiyle takibin durduğunu ileri sürerek, 3.525,04 TL. asıl alacak üzerinden yapılan takibe vaki itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının halefiyete dayalı davasındaki zamanaşımı süresinin sigorta ettirenin zarar sorumlusuna karşı açacağı davanın zamanaşımı süresine tabi olduğu, olayda icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle B.K.'nun 60. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi dolduğundan, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6762 Sayılı T.T.K.nın 1301. maddesine (6102 Sayılı T.T.K.nın 1472/1.md.) dayanılarak itirazın iptali şeklinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı sigorta şirketi halefiyet hakkına dayalı olarak iş bu davayı zarar sorumlusuna karşı açmıştır. Dava dışı sigorta ettirenle davalılar arasındaki ilişkinin de kira sözleşmesinden kaynaklandığı açıktır. Buna göre, temel ilişki kira sözleşmesinden kaynaklandığından, olayda B.K.nın 125. maddesinde öngörülen (10) yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekmektedir. Eldeki dava da on yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığından davanın süresinde olduğunun kabulü gerekir.
O halde, mahkemece, bu yön gözetilerek işin esasına girilip, taraf delilleri toplanarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacıya iadesine 24.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy