(2918 S. K. m.109)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili müvekkiline ait aracın davalılardan İ. E.'nin maliki, Allianz Sigorta A.Ş.'nin trafik sigortacısı olduğu aracın tam kusurlu olarak çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 4.194,63 TL hasar bedeli, 1.000,00 TL değer kaybı ve 750,00 TL mahrum kalınan kira bedeli olmak üzere toplam 5.944,62 TL'nin davalı İ. E.'dan kaza tarihinden itibaren, 5.194,62 TL hasar bedeli ve değer kaybı tazminatının davalı Allianz Sigorta A.Ş.'den dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili, zamanaşımı definde bulunup, sorumluluklarının poliçe limiti, sigortalılarının kusuru ve gerçek zararla sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı İ. E. vekili, kusura, hasara ve faize itiraz ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre 4.074,00 TL hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 4.074,00 TL hasar bedeli ile 1.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı İ. E.'dan 29.5.2009 kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 Sayılı K.T.K.nun 109/1. maddesinde Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine dair talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde zamanaşımı definde bulunulmuş, mahkemece bu konuda bir karar verilmemiştir. Zamanaşımı defi üzerine mahkemece davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı yönünde inceleme yapılıp bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde zamanaşımı defi incelenmeksizin işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı Allianz Sigorta A.Ş.'nin temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalı Allianz Sigorta aş'ye iadesine, 17.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy