(6762 S. K. m. 1282, 1295)
Dava: Taraflar arasındaki sigorta tazminatının tahsiline dair davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili müvekkiline ait aracın davalı nezdinde kasko sigortalı olduğunu aracın çalındığını ileri sürerek 17.500,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre davalı sigorta şirketinin prim peşinatının ödenmediğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Sigorta sözleşmesi uyarınca sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için, 6762 Sayılı T.T.K.nın 1282 ve 1295. maddeleri hükümleri uyarınca primin tamamının veya ilk taksitinin ödenmiş olması gerekmektedir. T.T.K.nın 1295. maddesi emredici nitelikte bir düzenlemedir. Somut olayda davacıya ait aracın 26.2.2010-26.2.2011 tarihlerini kapsar şekilde kasko poliçesiyle davalı tarafından sigorta teminatına alındığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki çekişme, rizikodan önce primin ödenip ödenmediği, davalının sorumluluğunun başlayıp başlamadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı prim peşinatının ödendiğini fakat makbuz almadığını, aracın aynı gün çalındığını iddia etmiştir. Davalı sigorta şirketi peşinat ödenmediği için sigorta teminatının başlamadığını savunmuştur. Mahkemece poliçede peşinat tutarı ve taksitlerin gösterildiği tablonun peşinatın ödendiğinin kanıtı olarak kabul etmiş ise de peşinatın ödendiğini gösteren başka bir kanıt dosyaya sunulmamıştır. Davalı sigorta şirketi kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle prim peşinatının ödenip ödenmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2) Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın, davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy