(2918 S. K. m. 85)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının işleteni olduğu aracın trafik kazası sonucunda tam kusurlu olarak müvekkiline ait araçta hasara neden olduğunu ileri sürerek, dava dışı sigorta şirketince yapılan ödemeyle aracın hurda satışından elde edilen miktar düşüldükten sonra, karşılanmayan araç zarar bedeli 7.031,00 TL. ile 203,91 TL. ihtarname gideri olmak üzere toplam 7.234,91 TL.nın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddiyle araç sürücüsüyle sigorta şirketine ihbarı gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulüyle 3.515,50 TL.nın yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 Sayılı K.T.K.nun işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu" başlığını taşıyan 85. maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiş olup, buna göre, araç işleteni olan davalının meydana gelen ve uzman bilirkişi raporuyla belirlenen gerçek hasarın tamamından sorumlu olduğu gözetilmeden hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda dökümü yazılı 187,89 TL kalan harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, 23.09.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy