(2918 S. K. m. 95)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya ait aracın müvekkili şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın karıştığı kaza sonucu zarar gören diğer araca poliçe limiti dahilinde hasar bedelinin ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olarak kazaya neden olması nedeniyle rücu hakkının doğduğunu belirterek 7.500.-TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi, araç sahibi şirketin oto kiralama şirketi olduğunu, davalının yaptığı işin niteliği itibariyle sürücünün alkollü araç kullanması nedeniyle, zarar gören araç için ödenen tazminatın rücu edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın münhasıran araç sürücüsünün aldığı alkolün etkisi ile meydana geldiği gerekçesi davanın kabulü ile 7.500.-TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, zorunlu mali sorumluluk sigorta ilişkisinden kaynaklanan rücu davasıdır. Bu tür davalarda sigortacı 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 95/2. maddesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B-4. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Taraflar arasında geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe genel şartlarının B.4.d. maddesinde tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay, yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigorta şirketinin sigortalıya rücu edebileceği kabul edilmiştir.
Ancak rücu koşullarının oluşması halinde sigortalı, sigorta şirketinin üçüncü şahsa ödediği miktarla değil, üçüncü şahsın gerçek zararı ile sorumludur. Dosya içerisindeki belgelere göre sigorta şirketi zarar gören üçüncü şahsa 7.500.-TL hasar bedeli ödemiş, mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise zarar gören araçta 6.700.-TL zarar meydana geldiği anlaşılmıştır. Bu hale göre davalı sigortalının zarar gören araçtaki gerçek zarar miktarı olan 6.700.-TL ile sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde sigorta şirketinin ödediği miktar ile sorumlu tutulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 24.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy