(6100 S. K. m. 16)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemesin yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya trafik sigortalı araç müvekkillerinin murisinin yönetiminde iken meydana gelen tek taraflı kazada muris (Z.Ö.)'in öldüğünü, müvekkillerinin murisin desteğinden yoksun kaldıklarını, davalının murisin olayda kusurlu olduğundan bahisle tazminat taleplerini reddettiğini, müvekkillerinin 3. kişi konumunda olduğunu belirterek şimdilik 20.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu olay yerinin ve müvekkilinin ikametinin (M.) olmadığını, murisin olayda tek ve asli kusurlu olduğunu, davacıların 3. kişi sayılamayacağını, tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini ve işletene (sigortalıya) ihbarını savunmuştur.
Dava ihbar olunan (H.U.) aracını haricen (M.Ö.)'e satıp teslim ettiğini, murisin aracı sattığı kişinin kardeşi olduğunu, araçla kendisinin ilgisinin olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece davalının yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde talep halinde davalının yerleşim yeri olan (Ü.)'ın bağlı bulunduğu (İ.A.) Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten kalma tazminatı istemine ilişkindir.
1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK. nın 16. maddesi hükmü gereğince Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
Somut olayda dava HMK.nın yürürlüğe girmesinden sonra 19.9.2012 tarihinde açılmıştır. Davalı sigorta şirketinin genel müdürlük adresi (Ü.), olay yeri (B.)/(K.), davacıların ikameti ise (M.) olup, dava, davacıların ikametgahı mahkemesinde açılmıştır.
Bu durumda mahkemece, HMK.nın 16. maddesi hükmüne göre davacıların yerleşim yeri mahkemesi de, yetkili mahkemeler arasında bulunduğundan, davalı tarafın yetki itirazının reddine karar verilip, işin esasına girilerek sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu biçimde mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı (H.Ö.) (kendisine asaleten, küçük çocukları (B*.) ve (İ.)'e vela-yeten) vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harem istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 04.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy