(4721 S. K. m. 6) (6762 S. K. m. 1268, 1281, 1299) (6100 S. K. m. 150) (1086 S. K. m. 409)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda: kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı üçüncü kişinin sevk ve idaresindeki 34cal64 plakalı araçla müvekkiline ait aracın Maltepe Sahil yolunda çarpıştığını, ancak hasar bedelinin davalı kasko şirketi tarafından ödenmediğini belirterek 2.000,00 TL hasar bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19.6.2012 tarihli dilekçesiyle talep sonucunu 5.600,00 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, rehin sebebiyle davacının husumet ehliyetinin bulunmadığını, kaza tespit tutanağında sürücü değişikliğine dair bilgi olduğunu ve bu durumunun aksinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini ve istenen tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Müdahale eden Vakıflar Bankası T.A.O. vekili, davacının kredi borcu sebebiyle davaya konu aracın rehin alacaklısı olduğunu belirterek tazminat bedelinin kendilerine ödenmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre: davanın kabulüyle 2.000,00'nın olay tarihinden, 3.600,00 TL'nin ise ıslah tarihi olan 19.9.2012'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş: hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata dair hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve Türk Medeni Kanunu'nun 6. ve Türk Ticaret Kanunu'nun 1281/11. maddesi gereğince rizikonun teminat kapsamı dışında olduğu iddiasının ispat külfetinin davalı sigorta şirketinde olmasına karşın iddiasını somut delillerle ispatlayamamasına göre, davalı Ak Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2) Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
6762 Sayılı T.T.K.nın 1268 maddesi ve Kasko Sigorta Genel Şartları'nın C.9 maddesine göre, sigorta sözleşmesinden doğan alacaklar iki yılda zamanaşımına uğrar. Zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi ise aynı Kanunun 1299 ve genel şartların B.1.1 maddesi uyarınca sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği günden itibaren başlayan beş günlük ihtar süresinin sonu olmaktadır.
Somut olayda, dava zamanaşımı süresi içerisinde açılmakla birlikte davacı vekili tarafından harcı yatırılarak verilen 19.6.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle talep sonucu 5.600,00 TL'na yükseltilmiş, davalı vekili ıslah edilen bölüm hakkında süresinde zamanaşımı defıinde bulunmuş olmasına rağmen, mahkemece bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmaması doğru görülmemiş olup, bozma nedenidir.
3) H.M.K.nun 150/1. maddesinde (H.U.M.K. 409) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. ifadesi bulunmakta olup, maddenin 5. bendinde ise İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. hükmüne yer verilmiştir.
Eldeki davada asli müdahil vekilinin duruşmaya en son 18.8.2010 tarihinde katıldığı ve müteakip oturumlarda asli müdahilin kendisini temsil ettirmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece T. Vakıflar Bankası T.A.O. yönünden takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalıya iadesine, 25.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy