MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen yerel mahkeme kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin kararın Yargıtayca incelenmesi süresi içinde davacı vekili tarafından istenmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; 26.03.2004 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında, müvekkili kuruma ait, davalıların sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu askeri araç içerisinde bulunan dava dışı yolcunun yaralanması nedeniyle İçişleri Bakanlığına karşı davalar açtığı ve açılan davalar sonucu 390.694,70 TL'nin 11.09.2014 tarihinde ödendiğini beyanla,390.694,70 TL'nin haksız eylem sorumlusu olan davalılardan müştereken ve müteselsilen rücuen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar ayrı ayrı; zamanaşımı definde bulunarak davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu trafik kazasının 26/03/2004 tarihinde meydana geldiği, davanın ise KTK'nın 109.maddesinde düzenlenen 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin ve TBK'nın 73/1 maddesinde düzenlenen 2 yıllık
zamanaşımı süresinin geçirilmesinden sonra 18/09/2017 tarihinde açıldığı görüşünden hareketle; davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi’nce davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi, HMK'nın 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına 13/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy