MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) İddianamede sanık hakkında iki kişiye karşı ayrı ayrı kasten yaralamadan cezalandırma istendiği halde; hükümde “sanığın müştekiye karşı işlediği kasten yaralama eyemine uyan “ ibaresinin kullanılarak tek bir kasten yaralamadan hüküm kurulduğu ve bu hükmün sanığın hangi kişiye karşı işlediği kasten yaralama suçundan dolayı olduğunun belli olmaması,
2) Hakaret suçundan yapılan yargılamada; soyut iddia dışında delil bulunmadığının anlaşılması karşısında; beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
3)TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
4) 5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun süresi ve kapsamı açısından anılan Kanun maddesinin 3 fıkrası hükmünün gözetilmemesi,
5) Adli sicil kaydındaki hükümlülüğü nedeniyle koşulları bulunmasına karşın, sanığın cezasının TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye aykırı, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gözetilerek HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/01/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.