MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, mağdura karşı hakaret eylemini tek bir telefon görüşmesinde gerçekleştirmesi, bu görüşmede hakaret sözlerinin birden fazla söylenmesinin sanık hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanmasını gerektirmeyeceği anlaşılmakla sanığın eyleminin tek suç oluşturduğu gözetilmeden TCK'nın 43/1. maddesi uygulanarak fazla cezaya hükmolunması,
2-TCK'nın 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, eylemin gerçekleştiği “karakol şüpheli gözlem adasında” aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu tartışılıp açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması,
3-Sanık hakkında TCK'nın 125/3-a maddesi üzerinden belirlenen 1 yıl 10 ay temel hapis cezasından sırasıyla aynı Kanunun 125/4, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca yapılan arttırım ve indirimler neticesinde sonuç hapis cezasının 1 yıl 18 ay 23 gün yerine, 1 yıl 18 ay 24 gün olarak belirlenmek suretiyle sanık hakkında fazla cezanın tayin edilmesi,
4-Sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi uygulanırken, en ağır cezayı içerir ilam yerine birden fazla ilamın tekerrüre esas alınması,
5-Sanığın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınması gereken en ağır cezayı içeren Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/142-2009/930 E-K sayılı hırsızlık suçuna konu 3 yıl 3 ay hapis cezasını içerir ilamının, sanık tarafından kesinleşmediğinin iddia edilmesi karşısında, söz konusu ilamın kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenerek tekerrüre esas alınıp alınmayacağının tespit edilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlanarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/01/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy