MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Beraat
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Mahkemeye gelmeyen sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak düzenlenen CMK'nın 193/2. maddesinin, dosyada mevcut deliller kapsamında yapılacak incelemede, sanığa yüklenen fiilin suç oluşturmayacağının açıkça anlaşılması durumunda uygulanabilmesi ve somut olayda böyle bir durumun söz konusu olmaması karşısında, sanığın yöntemince sorgusu yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında savunmasının alınması için yazılan talimat cevabı beklenilmeden kanıt takdiri yoluna gidilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2) Gerekçeli kararda; sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığının belirtilmesine karşın, hüküm fıkrasında; sanığın suçu işlediği sabit olmadığından dolayı denilerek çelişkiye yol açılması,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/01/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.