MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, katılanın eşine borç para verdiğini, olay günü borç para işini konuşmak için katılanın eşinin kendisini evlerine çağırdığını, orada tartışma çıktığını, bunun üzerine oradan ayrıldığını, kendi evi ile katılanın evi arasında yaklaşık 500-600 metrelik uzaklık olduğunu ve bu arada park bulunduğunu, kendisinin ara sıra bu parkta oturduğunu, bazen de arabasıyla mecburen evlerinin oradan geçtiğini savunması karşısında, sanığın sırf katılanın huzur ve sükununu bozma saikiyle hareket ettiğine dair, katılanın soyut iddiası dışında bir delilin bulunmadığı anlaşıldığından, yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de,
TCK’nın 53/1-b madesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Kanuna aykırı ve sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy