MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- Sanığın, birden fazla kez telefonla aramak ve mesaj göndermek suretiyle katılana yönelik kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu işlediği kabul edilen olayda, suçun niteliği gereği zincirleme suç hükmünün uygulanamayacağı gözetilmeden, TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza belirlenmesi,
2- Adli sicil kaydındaki CMK'nın 231. maddesi uyarınca verilen HAGB kararlarının mahkumiyet kararı niteliğinde olmadığı ve sanığın sabıkalı sayılamayacağı gözetilmeden, sanığın geçmişi, sabıkalı oluşu, suç işlemedeki ısrarı gibi yetersiz ve dosya kapsamına uymayan gerekçe ile CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/10/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy