MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak;
1-TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun, sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde oluşacağı gözetilmeden; sanığın, daha önce duygusal birliktelik yaşadığı katılan ile görüşmek için bir defa aracıyla takip ettiğinin anlaşılması karşısında, suçun ısrar unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2) Kabule göre de;
a- Hüküm kurulurken uygulama maddesinin TCK'nın 123. maddesi yerine aynı Kanunun 86/2. maddesi olarak gösterilmesi,
b-TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy