MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Temiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın adli sicil kaydında görünen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın denetim süresi sonrasında sanık tarafından müsned suçun işlenmesi ve kişilerin huzur ve sükunnu bozma suçunda giderilmesi gereken maddi bir zararın bulunmaması da gözetilerek sanık hakkında subjektif bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre hükmün açıklanmasının uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken “ katılanın sanıktan şikayetçi olduğu ve zararın giderilmediği“ şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile anılan hükmün uygulanmamasına karar verilmesi,
2- Sanığın hakkında yehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin talebinin sonuç adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin hükümleri de kapsadığı gözetilmeden bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeyerek CMK'nın 230/1-d maddesine aykırılık oluşturulması,
Kanuna aykırı ve sanık ... temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/01/2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.