MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Müşteki ...'ın soruşturma aşamasında, olay günü sanığın kendisini telefonla arayarak, işyerinde çalışan Gökhan K. isimli şahıs ile Özlem isimli şahısları, kızının kaçırılması olayı ile ilgili olarak yüzleştirme amaçlı işyerine gelmek istediğini bildirip saat 20:00 sıralarında 15-20 kişilik bir grupla işyerine geldiği ve bu konu ile ilgili olarak işyerinde konuştukları sırada sanığın birdenbire Gökhan K. ile kendisine tokat attığına ilişkin beyanları karşısında; olay yerinde olduğu anlaşılan Gökhan K. ile Özlem isimli şahsın tespit edilerek, sanığın, müştekinin işyerine rıza ile girip girmediği veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmadığı konusunda beyanları alınmadan eksik araştırma ile sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
2- TCK'nın 116/4. maddesinde düzenlenen cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluşabilmesi için, sanık tarafından kişilere karşı yöneltilen şiddet ve tehdit eylemlerinin rıza dışında konuta girme ya da konuttan çıkmamak için gerçekleştirilmesi, şiddet veya tehdit eyleminin konut dokunulmazlığını bozmak amacına yönelmiş olması ve bu amacın gerçekleşmesi için araç olarak kullanılması gerektiği; yargılamaya konu somut olayda ise müşteki ...'ın soruşturma aşamasında alınan beyanlarında, sanığın saat 20:00 sıralarında işyerine girdikten sonra konuşurlarken birdenbire kendisine tokat attığını bildirmesi karşısında; sanık hakkında hangi eylemi nedeniyle TCK'nın 116/4. maddesinin uygulandığının tartışılmaması,
3- Kabule göre de;
Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin mahkeme tarafından kabul edilmesine karşın, 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi gereğince cezada artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy