MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, “size yapacağımı biliyorum, benim başkomiser akrabam var” şeklindeki sözleri, bir bütün olarak değerlendirildiğinde, gerçekleştireceği eylemi kamu görevlisinin aracılığıyla yapacağını izah etmesi karşısında, kamu görevlisinin usul ve yasaya aykırı bir iş yapmasını esas alması dikkate alındığında sanığın sözlerinin katılanlar üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olmaması nedeniyle unsurları itibariyle oluşmayan müsnet suçtan beraati yerine mahkumiyetine kararı verilmesi,
Kabule göre;
1- Sanığın, katılanlara karşı hakaret eylemlerini aynı olay bütünlüğü içinde birden fazla hareketle ancak tek fiille gerçekleştirmesi karşısında, TCK'nın 125/3-4 ve 43. maddelerinin uygulanmasıyla yetinilmesi yerine, yanılgılı değerlendirmeyle sanık hakkında iki ayrı hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza verilmesi,
2- Seçimlik ceza öngören hakaret suçunda tercih edilen hapis cezasının TCK’nın 50/2. maddesi uyarınca, ancak adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/03/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.