MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KATILANLAR: ..., ...
SUÇLAR: Hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet ertelemeli
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,
1- Sanık hakkında benzer suçlardan 23/06/2010 tarihinde (bu dosya ile birleştirilen) iddianame ile açılan dava tarihinden sonra 26/06/2010-28/06/2010 tarihleri arası yine mesaj göndermek suretiyle suç kastını yenileyen sanık hakkında iki ayrı suç oluşturan hakaret ve tehdit eylemlerinde ayrı ayrı ceza tayini gerekirken TCK.nun 43/1 maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
2- CMK'nın 231/6. maddelerinin uygulanmasına engel geçmiş mahkumiyeti bulunmayan sanığın bir daha suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat nedeniyle hakkında hükmolunan hapis cezası ertelendiği halde, “sanığın eylemlerini uzun bir süre devam ettirmiş ve müştekinin mağduriyetinin giderilmemiş olması “ şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile, anılan kanun maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
3- Sanığın hakaret ve tehdit suçunu içeren mesajları dışında, hakaret veya tehdit içermeyen 01.06.2010 tarihinde attığı ve iddianamenin düzenlenmesinden sonra 27.06.2010 tarihinde attığı mesajlarının da bulunduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun, sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde oluşacağı gözetilmeden, suçun ısrar unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.