MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığı ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK'nın 116/4. maddesinde düzenlenen cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluşabilmesi için, sanık tarafından kişilere karşı yöneltilen şiddet ve tehdit eylemlerinin rıza dışında konuta girme yada konuttan çıkmamak için gerçekleştirilmesi, şiddet veya tehdit eyleminin konut dokunulmazlığını bozmak amacına yönelmiş olması ve bu amacın gerçekleşmesi için araç olarak kullanılması gerektiği; yargılamaya konu somut olayda ise katılanların evine giden sanık ve temyiz dışı sanıkların kapıyı çaldıktan sonra kapının açılması üzerine içeriye girdikten sonra katılan ...'ı yarladıkları anlaşılmakla, yaralama eyleminin konut dokunulmazlığının ihlali suçunun unsuru olduğunun kabul edilemeyeceği gözetilmeden ve katılanlara karşı konut dokunulmazlığını ihlal etme amacıyla ne şekilde cebir kullanılarak suçun işlendiği açıklanmaksızın TCK'nın 116/4. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
2- Adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, TCK’nın 58. maddesi uygulanmaması,
3- TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17.03.1016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy