MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Oluş ve kabule göre, olay tarihinde mevlit okuma ile ilgili camide toplanıldığı ve imam olan katılanın bahsi geçen organizasyonla ilgili herhangi bir işlemde görevlendirildiğine dair bir bilgi veya belge bulunmaması karşısında, sanığın katılana hitaben söylediği sözlerin, TCK'nın 125/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, aynı Kanunun 125/3-a maddesi ile hüküm kurulması,
2- Sanık tarafından katılanın da kendisine hakaret ettiğinin ileri sürülmesi karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi üzerinde durulup, TCK’nın 129. maddesi gereğince haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3- Katılanın temyiz aşamasında verdiği 19.12.2014 havale tarihli dilekçe ile şikayetinden vazgeçmesi karşısında, sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre hakaret suçundan açılan kamu davasının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
4- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun, uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... vasisinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25.05.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy