MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, TCK'nın 6/1-d maddesi kapsamında yargı görevlisi sayılan avukat müştekiye yönelik eyleminin, TCK'nın 265/2. maddesindeki, yargı görevi yapana yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
2- CMK'nın 231/6. maddesi uyarınca, engel mahkûmiyeti bulunmayan sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyecekleri konusunda bir değerlendirme yapılıp, ayrıca suç nedeniyle maddi bir zarar doğup doğmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığı hususunun tartışmasız bırakılması,
3- Tanık ....’ın “Olay tarihinde 1. İcra Müdürlüğünde katip olarak çalıştığını, haciz işlemini gerçekleştirmek için sanığın evine gittiklerini, sanığın taahhütte bulunduğu için süre verdiklerini, tekrar döndüklerinde bu defa kapnın açılmadığını, içeriden “silah var vururum” şeklinde sözler söylediğini beyan etmiş olması karşısında, TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.11.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy