MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanıklara yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve ... ile ...’a yükletilen kasten yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Kasten yaralama suçunun silahtan sayılan taş ile gerçekleştirilmesine karşın TCK’nın 86/3-e maddesi, görevi yaptırmamak için direnme eyleminin birden fazla kamu görevlisine karşı işlenmesi nedeniyle TCK’nın 43/2, eylemlerin bir yargı görevlisi olan avukata karşı gerçekleştirilmesi nedeniyle TCK’nın 265/2. maddeleri uygulanmamış ve belirlenen cezalarda TCK’nın 62/1 maddesine göre yapılan indirim sırasındaki hesap hatası nedeniyle sonuç hapis cezaları 2 yıl 2 ay 20 gün yerine, 2 yıl 2 ay 10 gün olarak eksik tayin edilmiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağı ortadan kalkmış ve yine aynı Kanunun 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı gözetilmemiş ise de, mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak infaz evresinde re'sen, TCK'nın 53. maddesinin 1 ilâ 3. fıkralarında öngörüldüğü biçimde uygulanması mümkün görüldüğünden, bu hususların bozmayı gerektirmediği,
Anlaşıldığından, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnamedeki isteme kısmen uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2- Tüm sanıklar hakkında hakaret ve sanıklar ... ile ... hakkında kasten yaralama suçlardan verilen hükümlerin temyizine gelince;
a) Hakaret suçunda TCK’nın 43/1.maddesi gereği artırım yapılırken, somut olaya ilişkin herhangi bir gerekçe gösterilmeden, “takdiren” şeklindeki yetersiz gerekçe ile ilgili Kanun maddesinde düzenlenen alt sınırdan uzaklaşılarak cezanın ½ oranında artırılması,
b) Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkûmiyet hükmü açısından, katılan ...’in atılan taş ile yaralanması, katılanlar ... ve ...’ün soruşturma aşamasındaki beyanlarında, içinde bulundukları araca sanıklar ... ile ...’un taş ile saldırdığını aktarmaları ve 20.08.2009 tarihli yüzleştirme tutanağında da mağdur ve katılanların, bulundukları araca taş ile saldıran şahısların ... ile ... olduğunu bildirmeleri karşısında, sanıkların bu suçtan beraatı yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
c) TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin düzenlemenin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
d) TCK’nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19.10.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy