MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Alkollü olan sanığın el kaldırmak suretiyle o sırada olay yerinden geçmekte olan müşteki polis memurlarının bulunduğu aracı durdurduğu, başka bir şahsı kastederek hakaret ettiği ve onu öldüreceğini söylediği, müştekilerin şahsı yatıştırmaya çalıştığı, kendisine yazık etmemesini söyledikleri ancak sinirlenen sanığın polis aracına yumruk atıp tükürdüğü, yanındaki başka bir şahısla oradan ayrıldığı esnada polislerin sanığı durdurmak istedikleri, sanığın geri dönüp “siz ne lan, siz kim oluyorsunuz” diyerek müştekilerin üzerine doğru geldiği ancak yanındaki şahıs tarafından oradan uzaklaştırıldığı somut olayda, sanığın görevli memurlara karşı ne şekilde cebir uyguladığı veya tehdit içeren sözlerinin ne olduğu karar yerinde tartışılıp açıklanmadan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kurulması,
2- Kabule göre de; birden fazla görevli memura karşı gerçekleştirilen eylemde TCK’nın 43/2.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.