MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A- Hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin, kesin nitelikteki adli para cezasından ibaret olması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanamayacağının ve kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK'nın 53/4. maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılıklar, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktaları tebliğnameye uygun olarak, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca “TCK'nın 53/1. maddesinin ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımların hükümden çıkarılması” suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Görevi yaptırmamak için direnme ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde;
1- Sanık ... ve diğer sanık ...'ın haciz işlemleri için gelen görevli memurlar ile TCK’nın 6/1-d maddesine göre yargı görevi yapmakta olan mağdur alacaklı vekiline taş atmak ve “mibzeri vermeyiz kan çıkar” diyerek tehdit etmek suretiyle görevlerini yapmalarını engelledikleri, ardından da alacaklı vekiline "sen kanamı susadın” diyerek tehdit ettikleri şeklinde kabul edilen olayda, sanığın eyleminin bütün halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu ve TCK’nın 265/2-3-4 ve aynı Kanunun 43. maddelerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, mağdur avukata karşı tehdit eylemi nedeniyle ayrıca hüküm kurulması,
2- Tekerrüre esas alınan önceki mahkûmiyetin, kesin nitelikteki adli para cezasından ibaret olması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3- Görevi yaptırmamak için direnme suçunda, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK'nın 53/4. maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceği hususunun göz ardı edilmesi,
4- Kabule göre de;
a- Tehdit suçunda hüküm kurulurken alt sınırdan ceza tayin edildiği belirtilmesine karşın, üst hadden ceza tayin edilerek çelişkiye düşülmesi,
b- TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,
c- TCK’nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas mahkemesine gönderilmesine, 23.11.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy