MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1- Sanık hakkında mağdur ...’a yönelik hakaret suçu ile katılanlar ... ve müşteki ...’a yönelik hakaret suçundan verilen hükümlerin temyiz incelemesinde:
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen, 18/11/2014 gün ve 2013/663 E - 498 K sayılı ilamında belirtildiği gibi;
Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir. Aksine, şekli bir yorum ve bakış açısıyla bu bütünlük görmezlikten gelinerek, her bir mağdura yönelik hareketin bağımsız birer fiili oluşturduğunun kabul edilmesi ve gerçek içtima hükümlerinin uygulanması halinde, cezalandırmada adaletsizliğe yol açılacağı gibi "fiilin hukuki anlamda tekliği" prensibine de aykırı davranılmış olacaktır.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Sanığın öncelikle, önce mağdur ...’a, hemen akabinde de, diğer müştekilere hakaret ettiği olayda, sanığın mağdura ve diğer müştekilere yönelik hareketlerinin aynı yer ve zamanda, aynı suç işleme kararıyla, birbirini takip eden söz ve davranışlarla gerçekleşmesi nazara alındığında, hukuken bir bütün halinde tek bir hakaret fiilini oluşturduğu anlaşıldığından, buna bağlı olarak da tek fiille birden çok müştekiye karşı hakaret suçunu işleyen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesinde düzenlenmiş bulunan aynı nev’iden fikri içtima hükümleri uyarınca tek ceza verilip, bu cezanın aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin düşünülmemesi,
b) Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, TCK'nın 125/4 maddesi uygulanmak suretiyle CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
c) Sanığın, katılana ve müştekiye karşı “sizin Allahını, kitabını, ...sinkaf ederim” diyerek hakaret etmesi biçimindeki eyleminin, TCK'nın 125/3-c maddesindeki kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle hakaret suçunu oluşturduğunun gözetilmemiş olması,
d) Hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı ve kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi karşısında, TCK'nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanunun 125/3-a ve c maddesindeki iki nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması,
2- Sanık hakkında katılan ... ve müşteki ...’a yönelik Görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hükmün temyiz incelemesinde: başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, Müşteki ... beyanında sanığı araca bindirirken sanığın binmek istemeyip kapıya kendisini dayadığını, içeri girmek istemediğini beyan etmesi, Katılan ... beyanında sanığı araca bindirirken sanığın binmek istemeyip iteklediğini beyan etmesi, Tanık ... beyanında sanığı ekip otosuna bindirmeye çalıştıklarını ancak sanığın ekip otosuna binmemek için uğraştığını, sanığın görevli polis memurlarına vurduğunu görmediğini beyan etmesi karşısında Yerel Mahkemece, katılan ... ile müşteki....’in beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediği gibi gerekçeli kararda müşteki ya da katılanın hangi anlatımına ve hangi gerekçe ile üstünlük tanıdığı da karar yerinde tartışılmadan yetersiz gerekçeyle görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görülmekle ile tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.