MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
A. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
a) Görevi yaptırmamak direnme suçunun birden fazla görevliye karşı işlendiğinin kabul edilmesine karşın, TCK'nın 43/2. maddesi uygulanmamış ve
b) Mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu, açıklanması geri bırakılan hükümde adli para cezasının taksitler halinde ödenmesine karar verilmiş ise karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı;
Anlaşıldığından sanık ...'un ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- Sanığın hakaret eylemini, araya belli bir zaman aralığı girmeksizin ve aynı eylemin devamı niteliğindeki sözlerle birden fazla mağdura karşı gerçekleştirmesi nedeniyle, TCK'nın 125/3-a ve 43/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle mağdur sayısınca suç oluştuğundan bahisle ayrı ayrı hükümler kurulması,
2- TCK'nın 50/2. maddesine aykırı olarak, seçenek hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi,
3- Mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükümlerin aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu, açıklanması geri bırakılan hükümlerde adli para cezasının taksitler halinde ödenmesine karar verilmek suretiyle CMK'nın 231/11. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık ...'un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy