MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz dergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın, görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden çok şikayetçiye yönelik gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında, TCK'nın 43/2. maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyerek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
1- Hükümden önce 01/03/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanunun 5. maddesi ile yapılan değişiklikle TCK'nın 50/6. maddesinde yer alan "yaptırım" ibaresinin "tebdir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı Kanunun 106. maddesinin 4 ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde; infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geriye kalan kısmının tamamını ödenmesine ve ödenmeyen adlı para cezasının hapse çevrilmesine hükmedilmesi,
2- 6352 sayalı Kanun'un 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 324/4. maddesinin "Devlete ait yargılama giderlerinin 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verildi." hükmü karşında yargılama giderinin 20 TL'nin altında olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tebliğnameye uygun olarak, "Taksitlerden biri zamanında ödenmemesi halinde geriye kalan kısmının tamamını ödenmesine ve ödemeyen adlı para cezasının hapse çevrilmesine" ilişkin bölümün çıkarılması ve "yapılan 18,20 TL yargılama giderinin kamu Hazinesi üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi biçiminde HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/05/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy