MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Adli para cezasının taksitle ödenmesine karar verilirken taksit aralığının gösterilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'un temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan temyiz edilen kararın, para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin hüküm fıkrasına, “birer ay ara ile” ibaresinin eklenmesi suretiyle tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün temyizine gelince;
a) TCK'nın 265. maddesinde, görevi yaptırmamak için direnme suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında; sanığın, evine hacze gelen icra müdür yardımcısı olan mağdura söylediği kabul edilen “sen kimsin, neyle geleceksen gel, evimden çıkın, defolun” biçimindeki sözlerin, sonuç almaya elverişli, objektif olarak mağdurlar üzerinde ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte olmadığı hususu dikkate alındığında, görevi yaptırmamak direnme suçunda cebir veya tehdit unsurunun ne şekilde gerçekleştiği kanıtlara dayalı olarak açıklanmadan yetersiz gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
b) Kabule göre de;
Kısa süreli hapis cezalarının TCK'nın 50/1-d maddesinde yer alan “belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma” seçenek yaptırımına çevrilebilmesi için, hükmedilen seçenek yaptırımın, işlenen suçla bağlantılı olması, ayrıca suç işlemeye yönelten sosyal, psikolojik veya çevresel etkenlerle sanık arasındaki bağı ortadan kaldırarak, sanığın yeniden suç işlemesini önlemeye yönelik olması gerektiği gözetilmeden, hapis cezasının, gerçekleştirilen eylemle herhangi bir bağlantısı bulunmayan “alkollü yerler, kahvehane ve oyun salonlarına gitmekten yasaklanması” şeklindeki seçenek yaptırımlara çevrilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.