MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, 18/12/2011 tarihli haciz tutanağında sanığın eyleminin “tutanak bağlandıktan sonra borçlu ... hayat bundan sonra başlıyor kim kime rüşvet vermiş necmi kime rüşvet vermiş araştıracağım diye bağırarak beyanda bulundu borçlu güvenlik görevlilerince haciz mahallinden uzaklaştırıldı.” şeklinde anlatıldığı, katılanların aşamalardaki beyanlarında da sanığın eylemlerini benzer şekilde anlattıklarının anlaşılması karşısında, bu ifadelerin tartışmanın bütünü içinde değerlendirildiğinde tehdit suretiyle direnme ve hakaret sayılamayacağı olayda, CMK'nın 230/1, b-c maddesine uygun şekilde kanıtlara dayalı olarak açıklanmadan yetersiz gerekçeyle yüklenen suçların oluştuğu kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy