MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Olay yerinde bulunan polis memurları tarafından tutulan 02.10.2012 tarihli tutanakta; sanığın olay yerine gelerek katılan alacaklı avukatı ... ile konuşmak istediğinin, tarafların anlaşmak için başka bir odaya geçerek konuştuklarının, katılan avukatın anlaşamadık diyerek odadan çıktığının ve hacze son verilmesini istediğinin, polis memurlarının güvenlik tereddütü varsa takviye ekip çağrılabileceğini belirtmelerine rağmen avukatın, işçilerin ayrılmış olduğunu söyleyerek hacze son verilmesini istediğinin, hacze son verildikten sonra sanığın iddianamede yer alan "...Ben buradan mal kaldıracak adamın anasını avradını sinkaf ederim, buradan mal kaldıramazsınız" şeklinde tehdit içerikli sözleri söylediğinin yer aldığı, Müşteki İcra memuru ...'ın, sanığın, dinamoyu söken ustaya yönelik olarak "Sen kimin malını söküyorsun" dediğini, bunun dışında kendi yanında avukatlara her hangi bir tehditte bulunmadığını beyan ettiği, bu haliyle olayda cebir fiilinin bulunmadığı, "ben buradan mal kaldıracak adamın anasını avradını sinkaf ederim, buradan mal kaldıramazsınız" şeklindeki sözlerin ise haciz işlemine son verilmesinden sonra söylendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 106. maddesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden görevi yaptırmamak için direnme suçundan ceza verilmesi,
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/05/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.