MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1- Müşteki polis memurunun gece saat 05.00 sıralarında sanığın da içinde bulunduğu ticari taksiyi durdurarak GBT kontrolü yapacağını söylediği, ancak alkollü olan sanığın “ticari taksinin içerisindekilere kimlik mi sorulurmuş” diyerek karşı çıktığı ve müşteki ile tartışmaya girdiği, daha sonra olay yerine hakkında HAGB kararı verilen diğer sanık ...’in geldiği ve sanık ...’a destek olduğu ve .. müşteki memurun montunu çekiştirdiği, şeklinde kabul edilen olayda görevli memura karşı sanık ... tarafından ne şekilde cebir veya tehdit uygulandığı karar yerinde tartışılıp açıklanmadan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Sanığın eylemini hakkında HAGB kararı verilen diğer sanıkla birlikte işlediği kabul edilmesine karşın TCK’nın 265/3.maddesinin uygulanmaması
b- TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...’nün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas mahkemesine gönderilmesine, 23/03/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.