MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK: ...
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK'nın 62. maddesinde öngörülen "failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri" gibi hususlar değerlendirilmeden “başkaca takdiri ve yasa indirimi yapılmasına yer olmadığına” biçimindeki kanuni olmayan ve yetersiz gerekçe ile takdiri indirimin uygulanmaması
2- Geçmiş mahkumiyeti bulunmayan ve öğrenci olan suça sürüklenen çocuk hakkında; TCK'nın 51/1 ve CMK'nın 231/6. maddelerinin uygulanması bakımından; suça sürüklenen çocuğun pişmanlığı, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “ileride yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmadığından ayrıca unsurları oluşmadığından suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına keza hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yer olmadığına, biçimindeki, kanuni olmayan ve yetersiz gerekçe ile anılan Kanun maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Öğrenci olan sürüklenen çocuk hakkında verilen adli para cezasında; kanuni olmayan gerekçe ile taksitlendirmeye karar verilmemesi;
Kanuna aykırı ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düşünceye aykırı HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/03/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.