MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın olay tarihinde kapı zillerine basarak çevreye rahatsızlık verdiği ihbarı üzerine olay yerine gelen görevlilerce emniyete getirildiğinde, müştekilere sinkaflı küfür ederek hakarette bulunduğu Mahkeme tarafından kabul edilen somut olayda, polis memuru olan müştekilerin hangi haksız eylemleri nedeniyle suçun tahrik altında işlendiği açıklanmadan sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması ile kabule göre; sanığın savunmasına itibar edilip eylemini haksız tahrik altında işlediğinin kabul edilmesi karşısında, hakaret suçunda özel tahrik hükmü olan TCK'nın 129. maddesi yerine aynı Kanunun 29. maddesinin uygulanması,
2- Sanık hakkında TCK'nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılırken uygulanan Kanun maddesinin yanlış gösterilmesi,
3- Seçimlik ceza öngören hakaret suçunda adli para cezasının tercih edilmesi imkanı varken, gerekçesi gösterilmeden hapis cezası tercih edildikten sonra, TCK’nın 50/2. maddesine aykırı biçimde hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy